|
Kar örtüsünün anlatıldığı
bölümde, çığların zayıf kar tabakaları boyunca harekete geçmesi neticesinde
oluştuklarını ilgili parametreleri ile beraber belirtmiştik. Bu sayfamızda
çığ oluşumlarına kar tabakaları penceresi dışından genel olarak bakacağız.
Çığların oluşma nedenleri
genel olarak 7 başlık altında incelenebilir;
-
Yağış
-
Rüzgar
-
Yamaç eğim açısı
-
Yamaç yönelimi
-
Sıcaklık
-
Zayıf kar tabakaları
-
Yamaç Örtüsü
 
Bu 7
ana sebep aşağıda kısaca özetlenmiştir.
Yağış:
Yağışı kar ve yağmur olarak iki kısımda inceleyebiliriz. Kar yağışı,
çığ oluşumunda çok önemli bir parametredir. Özellikle mevcut kar örtüsü
üzerine bir defada 20-25 cm'den fazla kar yağması durumunda, bu yeni taze
karın sadece kendisi bile kısa süre içinde bir çığı meydana getirebilir.
Elbetteki bu yeni karın ağırlığı ile kritik dayanım noktasına gelmiş alttaki
tabakaların harekete geçmesi (tetiklenmesi) de muhtemeldir. Eğer, kar yağışı
tipi şeklinde sürüyor ise çığ riski daha hızlı artar. Yağmur yağışı ise, kar
örtüsüne ısı kazandırmasının yanında, örtüdeki su içeriğinin artması sonucu
örtünün yoğunluğunu dolayısı ile tabakanın ağırlığını arttırır. Bu durum
tabakalar arasındaki gerilim dengesini bozabilecek niteliktedir. Özellikle ilkbahar aylarına girerken yağmur
nedeniyle oluşan bu tip çığlar tipiktir.
Eğim: Yamaç
eğimi, başta çığların kopma hatlarının (Bkz. Çığ türleri bölümü) konumları
olmak üzere çığ riskini belirleyen en önemli etkenlerden biridir. Olmuş
çığların meydana geldiği yamaçların eğim değerlerinin istatistiksel olarak
incelenmesi sonucu, grafikte görüldüğü gibi en riskli eğim değerleri 28 ila
45 dereceler arasıdır. 50 derecenin üstündeki yamaçlarda zaten kar çok
fazla tutunamaz ve eğer kar yağışı var ise kısa aralıklarla küçük boyutlu
akmalar ve çığlar oluşur (okyanus kıyısındaki denizel iklimlere sahip
bölgeler hariç). 25 derecenin altında ise özellikle binalar için
fazla tehlikeli olmayan daha çok insanları veya araçları etkileyebilecek
çok küçük çaplı çığlar oluşur.
Bakı: Bakı, yamaç
yönelimi, veya yamaç yönü adını verdiğimiz kavramlar yamacın hangi yöne
baktığını tarif etmek için kullanılır. Bu parametrede kar örtüsünün zeminde
kalma süresini, kar tabakaları bahsinde anlattığımız bazı tabaka için
oluşumlarını, gün be gün güneş ışınlarını alma miktarına bağlı olarak
kontrol eder. Yani farklı yönlere bakan yamaçlarda herşey benzer gibi
gözükse de kar yüzeyinin altında bir çok temel farklılıklar vardır: farklı
kar yapısı, farklı bir hikaye, farklı duraylılık değeri, kısaca herşeyleri
farklıdır. Yine yapılan istatistiklere göre en fazla
yıkıcı etkiyi yapan ve daha sık çığ oluşumuna meydan veren yamaçlar
kuzeybatı ila güneydoğu yönleri arasındaki bir yelpazede bulunur.
Bu yönler güney ve batı aralığına göre daha az ışık aldığından tabakalarda
ısı kaybı vardır ve bu karanlıkta kalan yerdeki tabakalarda kış süresince duraylı hale gelme süreci çok yavaş işlediğinden tipik olarak çığı çağıran
türdeki kar kristalleri (düzlemsel kristaller, şeker kar) meydan gelir.
Güneş alabilen yamaçlar ise kış ortasında daha duraylı olabilmelerine karşın
kış sonu ve ilkbahar başlarında kısa sürede duraylılıklarını kaybederler.
Eğer
güneye bakan bir yamaç için çığ riskini belirlemiş iseniz aynı dağın kuzeye
bakan bir yamacı için bu değerleri kullanamazsınız ve kuzey yamacı için
yeniden değerlendirme yapmalısınız. Yamaçların bakılarındaki çok büyük
olmayan farklılıklar bile duraylılıkta farklılıklar meydana getirebilir,
buna dikkat edin.
Rüzgar: Rüzgarın
çığ oluşumunda en önemli faktörlerden biri olması, rüzgarsız bir havada
yağan bir kar yağışından 10 kat daha fazla kar biriktirebilmesi özelliğinden
dolayıdır. Dağlık
alanlarda rüzgarın yağışı kontrol eden düşey bileşeni ile kar taşınımını ve
taşıdığı yeri kontrol etmesi açısından yatay bileşeni (rüzgar yönü ve hızı)
çığ oluşumunda önemli bir yere sahiptir. Yağışın dışında rüzgarlar ile
taşınan çok miktardaki karı yamaç altı bölgelerde (Bkz.
Çığ türleri bölümü) kar örtüsüne tehlikeli miktarda ekstra bir yük getirecek
şekilde biriktirmesi, saçaklar oluşturması (Bkz. aşağıda özel oluşumlar alt
başlığı) bir çok çığın tetiklenme nedeni olabilmektedir. Bu biriktirme olayı
çok şükür ki sadece lokal alanlarda olmaktadır. Rüzgar ile kar doldurulmuş
bir alanın genellikle bir yastık gibi düzgün ve yuvarlak hatları olur.
Rüzgar ile erozyona uğramış kar örtüsü (sastrugi) ise sanki süpürülmüş gibi
bir görünüm verir. Kar örtüsünün kalınlığında rüzgar nedeni ile özellikle
yakın zamanda oluşmuş olan 20 ila 50 cm'lik bir kalınlık artışı çığ riskini
çok arttırır.
Rüzgarın yönü ve
hızı arazinin denizden olan yüksekliğine, arazi topoğrafyasına ve oluşan
hava akımının karakteristiğine bağlı olarak değişir. Bazı kaynaklarda tipi
sırasında hızı 25 km/saat'ten fazla olan rüzgarın 1 ila 2 gün süre
ile devam etmesinin kar biriktirme açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği
yönündedir.
Sıcaklık: Çığ
açısından sıcaklık parametresi hava ve kar sıcaklığı olarak iki aşamada
incelenir. Bu aşamalara ait bazı bilgiler Kar kristalleri ve Kar örtüsü
bölümlerinde verilmişti. Hava sıcaklığının dolaylı etkileri ise bakı alt
başlığı altında anlatılmıştır.
Kar Tabakalarının yapısı:(Detay
için Bkz. Kar örtüsü bölümü)
Özel Oluşumlar:
Çığ patikalarının başlangıç bölgelerinde çığa sebebiyet verebilecek bazı
özel oluşumlar meydana gelir. Bunlardan en önemlisi kar balkonu, korniş
isimleri de verilen
saçaklardır. Saçaklar
tane büyüklüğü 0.1 mm civarında olan kar kristallerinin 5-25 m/sn (18-90
km/saat) hızındaki rüzgarlar ile yamaçların sırt kesimlerinde yamaç üstüne
doğru çıkıntılı olacak şekilde görünüm veren sert ve yoğun kar
oluşumlarıdır. O alandaki hakim rüzgar yönünü tespit edebilmemize de yarayan
saçaklar zaman zaman kırılarak bu rüzgaraltı yamaçlar üzerine düşerek, o
alandaki zaten rüzgarla bir miktar ekstra kar yükü almış olan örtü üzerine
ani ve büyük bir yük daha getirerek çığların oluşmasına neden olurlar.
Rüzgar plakaları
da güçlü bir rüzgar (1 saat boyunca 60 km/saat veya saatlar boyunca 25
km/saat hızlarında esen) sonrasında en üstteki kar tabakasının üst yüzeyinde
kuru ve çok sert olarak oluşan çok ince buz tabakalarıdır. Bu yapılar,
üzerlerine gelen yeni bir kar tabakasını taşıyamaz ve çığlara neden olurlar.
Suni Etkiler:
Çığların doğal olarak oluşmaları yanında suni etkiler sonucunda da
oluşmaları mümkündür. Bu etkiler arasında başlıca olarak çığ başlangıç
bölgesine (Bkz. Çığ türleri bölümü) giren insanları (kayakçılar, avcılar,
kış sporu ile ilgilenenler, askerler vb.), kar üstü araçlarını, güçlü yer
titreşimlerini ve suni çığ düşürme sistemlerini (Bkz. Çığ önlem yapıları
bölümü) sayabiliriz.
Yamaç Örtüsü:
Yamaçların üzerinde bulunan örtünün türü ve özelliği çığın oluşumu açısından
önemlidir. Çığların oluştuğu yamaçlar genellikle çıplaktır. Ancak, bu
genelleme, çığların ağaç ve kaya diplerinden veya arasından başlamayacağı
anlamını da taşımaz. Örneğin kar ile örtülmüş olan kayaların kar şekeri
oluşumunu ısı farklılıkları nedeni ile hızlandırdıklarını biliyormuydunuz? Yamaç üzerindeki kayaların ve çalıların belli bir
derinliğe kadar kar örtüsünü tutabilmesi gibi çok sınırlı bir avantaj her
zaman olabildiği gibi, düz, ıslak tabanlı kayalık veya toprak yüzeyler veya
geniş yapraklı otsu bitkilerin olduğu alanlar sık sık çığa maruz kalabilmektedirler. |